MontBlanc_Banner.jpg

Kaçkarlar, evim… Çocukluğumu geçirdiğim, en güzel anılarımı yaşadığım harika coğrafya. Bir süredir bölgede klasik dağcılık ve dağ rehberliği yapmaktayım ve artık eğitim alarak doğru şekilde dağcılık yapmam gerektiğinin farkındaydım. YTÜDAK’a kayıt ilk sene ve ikinci sene eğitimleri derken kulüpte iyice vakit geçirmiş ve üyelerle kaynaşmıştım. Bu süreçte Eren Görenoğlu ile birkaç etkinlikte ve tırmanışta vakit geçirmiş ve sürekli iletişimde kalmıştık. Aynı şekilde Mustafa Yeşildal ve Aykut Türem ile de paylaşımlarda bulunuyorduk. Geçtiğimiz kış Aykut abinin kısa bir Türkiye ziyaretindeki sohbetimizde kendisinin yeni bölgelerde tırmanışlar yapmak istediği fikrini öğrenmiştim. Kaçkarlar’dan da fotoğraflar istemiş, bu bölgeyi de çalışabileceğimizi söylemişti. Sanırım fırsat ayağıma gelmişti. Uzun zamandır hayalim; Kaçkarlar’da yeni rotalar ve geleneksel tırmanışa dair bir şeyler yapılmasıydı.  Bu durum için hazırlıklıydım, zaten sohbetlerimizde sürekli olarak bölgeye gelmelerini çok istediğimi iletmiş potansiyellerden bahsetmiştim. Daha sonra birkaç ay boyunca kendilerine bölgeden fotoğraflar iletmiştim. Dağda bulunduğum zamanlarda ise potansiyeli olduğunu düşündüğüm yüzeyleri de devamlı olarak fotoğraflayarak onlara iletiyordum. Aykut Türem, Mustafa Yeşildal ve Eren Görenoğlu bu yaz için Ağustos ayı ortasında Aladağlar’da daha önce en son 2011 yılında girdikleri Vay Vay kısmına doğru yola çıkmışlar biz de ufak bir telefon görüşmesi yapmıştık, sonrasında faaliyetlerinin ilk günü akşamı, ben de henüz dağdan yeni dönmüşken Aykut abiden bir telefon aldım; “Genç, 41 dereceleri gördük sıcaktan yürüyemiyoruz, su kaynakları neredeyse kurumuş programımızı sonlandırdık Kaçkarlar’a geliyoruz, Altıparmak tarafında daha önce konuştuğumuz yüzeyler için hazırlık yapar mısın”. Her şeyi çok önceden kafamda planlamış olan ben, gelen bu telefonun heyecanıyla hızlıca Dadala Dağ Evi’nden Ali abiyi aradım; “Abi yarın akşam 5 günlüğüne 5 kişilik bir ekip olarak Dadala’dayız.” 14 Ağustos Pazartesi Rize/Pazar’daki evimden ekibe dahil oldum. Fırtına Vadisi Çamlıhemşin Yolu’na giriş yaptıktan sonra merkezdeki iki ana vadiden soldakine Ayder Yaylası tabelalarına doğru devam ettik.

Ayder Yaylası’ndaki müthiş kalabalık, trafik ve berbat yapılaşmadan hızlıca kaçarak Avusor-Kavrun yol ayrımından sola dönerek Avusor Yaylası’na doğru sürdük. Aracımızın altı alçak ve içerisinde fazlaca yük olduğu için bir yerden sonra kötüleşen yolda risk almayarak Avusor virajlarında arabamızı bırakarak kamp yüküyle yürümeye başladık. 4 km yürüyüşten sonra Avusor Yaylasına ulaştık. Daha sonra yayla evlerin hemen solundan (Marsis Dağ Evi önü) bariz belli hayvan patikasından yükselmeye başladık. Yol boyunca patikalar net ve babalar sizleri rahatlıkla 2500 metredeki Dargovit Geçidi’ne kadar yönlendiriyor.

 

Biz bu kısmı geç kaldığımız için karanlıkta yürüdük ama geçidin olduğu bel Avusor Yaylası’nın bulunduğu vadiden sol taraftaki tepelerin sonundan net şekilde seçilebiliyor. Geçitten dağ evinin ışıklarını gördükten sonra yaklaşık 30 dakikalık bir yürüyüşle Dağ evine ulaştık. Toplamda arabayı bıraktığımız yerden 8,39 km, 3 saat 13 dakika yürümüş 900 metre irtifa kazanmıştık. Dağ evine geldiğimizde Hatice Hala ve Mustafa Amca bizlere ekmek pişirmiş ve yemek hazırlamıştı, hızlıca yerleştikten sonra yemeklerimizi yedik ve dinlemeye geçtik. Dağ evine ulaştıktan sonra Aykut abi midesini fena halde bozmuştu, mide bulantıları kusmalar derken biraz tatsız bir gece geçirdik ve benim de moralim bozulmuştu açıkçası. Ertesi gün de tüm bu rahatsızlıklar artarak devam edince Aykut abi gün boyu dinlendi. Biz de akşama doğru Eren, Mustafa, Ege, Alper 4 kişilik bir ekip olarak dağ evinin hemen solundaki sırt hattına yükseldik ve sırt boyunca birçok açıdan dağı dürbünle keserek ve bolca fotoğraflayarak olası hatlar üzerinde tartıştık. 

 

 

Bir çok seçenek gözüküyordu fakat en sağdaki Kule gelmeden önce de üzerinde durduğumuz, geldiğimiz de güzel çatlaklarla ilgimizi en çok çeken kuleydi. Dağ evine döndüğümüz zaman Aykut abinin şikayetleri düzelmemiş bizim de moralimiz iyice bozulmuştu. Akşam yemeğini yedikten sonra ertesi sabah klasikten zirve yapmayı  yüzeyleri ve kuleleri daha yakından görmeyi ve fotoğraflamayı, olası iniş hatlarını çalışmayı kararlaştırdık. Fakat bu sefer de Ege ve Eren abi rahatsızlanmıştı. Aksilikler asla peşimizi bırakmadı. 

 

Ertesi sabah erkenden uyandık Aykut abi geçtiğimiz iki günde hiçbir şey yaşamamış kadar dinç ve tamamen düzelmiş bir şekilde uyanmıştı. Biz de Aykut,Mustafa,Alper olarak 3 kişilik bir ekiple klasikten zirve yapma kararı aldık. Ege ve Eren abi ise dağ evinde dinlenecekti. 8.15’te dağ evinden ayrıldık. Dağ evinden de gözüken silsilenin ana iki kulesi arasındaki bariz kulvara yöneldik. Çarşaklar bizi çok yormadı keyifli bir klasik rotaya benziyordu. Kulvarı bitirdikten sonra belde ufak bir molanın ardından, belin hemen solundaki babaları takip ederek kar çanaklarının üstünden iki ana kulenin ortasına çıktık.

 

Sonrasında ise soldaki ana zirveye doğru devam ettik. Zirveye çıkmadan önce 10 metrelik belki III+ diyebileceğimiz bir etap mevcut burada dikkatlice serbest yükselerek saat 11.15’te zirveye ulaşıyoruz. (Klasik rotanın detaylı raporuna ytudak.org’dan ulaşabilirsiniz)

 

 

Zirve defterini doldurup bir şeyler atıştırdık. Bu sırada Kaçkarlar’ı detaylıca görebilme şansı bulmuştuk hava çok iyiydi. Yeşil yol isimli Samsun’dan itibaren tüm yaylaları birbirine bağlayan dünyalar saçması projenin dağlara verdiği zararı bir kere daha net bir şekilde görmüş olduk.  Dönüşü ise eski ve şimdilerde pek kullanılmayan diğer bir klasik rotadan yaparak, hem iniş alternatiflerimizi hem de duvarın arkasını görebilmiş olacaktık. Önce hızlıca çıkıştaki kulvarın bitimindeki bele geldik buradan kulvara girmeden soldan babaları takip ederek devam ettik. İniş rotamız Altıparmak silsilesinin bittiği en sağdaki kulvara bağlıyordu ve geçidin olduğu bele kadar dikkatli down climb yaptık. Çıkış için ne kadar iyi alternatif olsa da inişte özellikle kalabalık ve tecrübesiz ekiplerin dikkat etmesi gerekir. İniş boyunca tırmanış potansiyeli olan güzel çatlaklar ve bacalar gördük. Bu sırada Aykut abi ve Mustafa abi de olası çıkış gerçekleşirse  iniş rotasını belirlemiş babalarla işaretlemişti. Öğleden sonra 15.00 gibi dağ evine döndük rota ile ilgili son değerlendirmeler yapıldı ve girilecek hat konusunda karar verildi. Sonrasında tüm malzemeyi sabah için hazırlayarak yemek ve dinlenme faslına geçtik. 17 Ağustos Perşembe saat 3.30 gibi uyanıp kahvaltıyı Ege’yle hazırladık. 4.30’da hep beraber kahvaltı ettik ve kahvelerimizi içtik. 5.35’te dağ evinden ayrıldık. Klasik rota kulvarına bağlanmak için daha kolay olsun diye dağ evinden sola doğru yönelerek çapraz şekilde yükselerek çarşak sete çıktık. Normalde rotaya yaklaşım dağ evinden 40 dakika trekle mümkün olacaktır, molalar, giriş hattı belirlemek için istişareler derken uygun olan hat belirlendi ve malzemeler kuşanıldıktan sonra Güney-Batı kulesinin (en sağdaki) en sağındaki kar kulvarının solundan saat 7.00’da Aykut abi ilk ipe girdi. Saat 9.00’a kadar biz de Ege’yle rota tabanında ilk üç ip boyunu izledik. Sonrasındaki traverse etaplarda ekip gözden kaybolunca biz de dağ evine dönüşe geçtik. 

Çok eskiden beri ve teknik tırmanışla tanışmamla birlikte giderek artan bölgede geleneksel tırmanış adına bir şeyler yapılması isteğim her zaman motivasyonumu ve hevesimi yüksek tutmamı sağladı. Benim için çok anlamlı, yıllardır hayalini kurduğum bir tırmanış sevgili büyüklerim Mustafa Yeşildal, Eren Görenoğlu ve Aykut Türem tarafından gerçekleşmiş oldu. Bugüne kadar Kavrun silsilesi yoğunluklu olarak çok güzel birkaç  miks ve kulvar çıkışları yapılmış (Bu çıkışlarda imzası olan ve Türk Dağcılığının önemli bir değeri olduğunu düşündüğüm Emrah Özbay’ı saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.) fakat özellikle son 7-8 senedir Ktudaks’lı arkadaşlarımız Mustafa Altun ve ekibi tarafından yapılan bir çıkış haricinde herhangi bir rota açılmamıştı. Bu açıdan da bölgedeki çok az sayıdaki duvar rotalarından biri oldu. Büyüdüğüm bu topraklarda teknik tırmanışa dair yapılmış bir işe küçücük dahi katkım olduysa bu beni çok mutlu eder ve umuyorum ki bu bölgede çok daha fazla tırmanıcı çok daha güzel işlere imza atar. Yeni rota fikrinin oluşum sürecinde bana fotoğraf arşivini açan Yılmaz Seferoğlu’na, sürekli fikir alışverişinde bulunduğum Burak Kural’a, Cevdet Oğuz’a ve harika misafirperverlikleri için yüce gönüllü Dadala Pansiyon Ailesine (Hatice Hala, Mustafa Amca, Ali ve Buluthan) teşekkür etmek isterim. Süreç boyunca bilgi ve birikimlerini benimle paylaşan ve bir çok tecrübe edinmemi sağlayan ekibime minnettarım. Ayrıca son olarak yazının belki de en önemli kısmı olduğunu düşündüğüm küresel iklim değişikliğinin dağ ekosistemlerine olan etkilerini iliklerimize kadar hissettiğimiz zamanları yaşıyoruz. Mevsim kaymaları, anormal çığlar, en kuzeydeki Kaçkarlar’ın bile 20 günü aşkın süredir yağış almaması, 3400’lük zirvelerde ölçülen 31 derece sıcaklık değerleri… Umalım ki bu zamanların üstesinden hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları alarak gelebilelim. 

 

Rotanın Künyesi:

Rotanın ismi:  Medet 

Bölgesi (Dağ ismi/Sektör): Kaçkarlar, Altıparmak Silsilesi, Güney-Batı Kulesi, Kuzey-Batı Yüzü

Rota uzunluğu (mt.): 400 metre

Toplam ip boyu: 11 ip boyu

Genel zorluk derecesi: VI- maks.

Çıkış Tarihi: 17 Ağustos 2023

Ekip: Aykut Türem / Mustafa Yeşildal / Eren Görenoğlu

Tırmanış süresi: 5:30 saat

Kullanılan teknik malzemeler: 2 X 7,9 mm yarım ip, 1 set totem cam, 1 set camalot, 1 set stopper, muhtelif sikke, karabinalar ve perlonlar, 1 ilkyardım çantası, 1 adet 45lt çanta

 

Rotanın tanımı:

1. İp Boyu 

Duvarın en sağındaki kar alanından başlayarak basit yüzeylerde hafif sola diyagonal yukselme. 55m. III+

2. İp Boyu:

İstasyondan hafif bir yan geçiş ile, sağa diyagonal yükselerek büyük çimenler set hedeflenir.  (Zorluk ihtiva eden negatif sırtın sağında kal) 58m. IV-

 

3. İp Boyu:

İstasyondan hemen sonra ana sete ulaşılır ve sola yan geçilir. Yaklaşık 25-30 m. Yan geçtikten sonra setten yüzü bölen devasa baca hattına doğru 10 metre yüksel. 55m. Yan geçiş II derece, dik etap IV

 

4. İp Boyu:

İstasyonun solundaki ikinci set yapıdan sola 35 m. yan geçiş yap ve burun benzeri yapıda istasyon al. (İp sürtmesini engellemek amaçlı)

5. İp Boyu:

İstasyondan hemen sonra sola aşağı 10 metre alçal ve basit setlerden sola ve yukarı yan geçerek dik çatlak sistemi altında istasyon al. II-III / 55m.

6. İp Boyu:

Dik çatlak ile başlayarak sağa diyagonal yuksel. Ana çatlak/baca hattına katılarak devam et. 50. Metredeki kısa balkon kilit etap. Kilit sonrası sette sol tarafta taş düşmesine karşı istasyon. Tek sikke bırakıldı. V+ / 55m.

7. İp Boyu

Kilit etap. İstasyondan sağa diyagonal yükselerek çatlak etabına bağlan, ilk 15 m. sonunda zorluk azalıyor. VI- / 55m.

 

8. İp Boyu

Kanal benzeri yapıda zorluktan kaçarak sollu ve sağlı devam edilir. IV /50m.

 

9. İp Boyu

Kulvara dönüşen yapıda devam edilir, çürük taşlara dikkat. III+/ 60m.

10. İp Boyu

Sırta bağlayan son 35 metre. Sırtta istasyon. III+

11. İp Boyu 

Sırtın arkasında önce 10 metre kadar Güney/Güney-Doğu yönüne devam edip, basit sırt takip edilerek batı yönünde zirveye ulaşılır. 50m. II-III

 

 

İniş: Klasik rotadan güney yönünde kulelerden basit geri tırmanışla inilir. Sonrasında batı yönündeki bel hedeflenerek alçalmaya devam edilir. Bele geldiğinizde Dadala Pansiyon yönüne 1.5 saatlik yürüyüşle iniş tamamlanır. 

  

İletişim:

Alper Kaan Kadıoğlu

alperkaankadioglu [@] gmail com